7 Haziran 2012 Perşembe

Atık Pillere Dikkat!

Facebook'ta gördüğüm bir hatırlatmayı burada paylaşmak istedim.
1 Küçük Pil 4m3 Toprağı Zehirler
Pil içerisindeki civa, açığa çıktığında çok tehlikeli. Havaya karışıyor ve doğrudan beyin hücrelerine yerleşerek, tedavisi mümkün olmayan rahatsızlıklar ve ölüme götürüyor. Pillerimizi pil toplama alanlarına götürelim. Birçok büyük marketlerde atık pil kutuları var. Lütfen bu uyarıyı dikkate alalım, boş pillerimizi gelişigüzel çöpe atmayalım. Bu atık pil kutularına atalım. Çok zor birşey değil. Lütfen bu kadarcık zahmete katlanalım...

10 Şubat 2010 Çarşamba

Transformal Nefes Tekniği

Televizyonda izledim. Transformal Nefes Uzmanı Nilgül Tavsel anlatıyordu, uygulamalı olarak da gösteriyordu.

Günlük hayatımızda gerçekten de nefesi hiç önemsemiyoruz, yalan yanlış nefes alıyoruz. Oysa, ryhsal ve bedensel sağlığımızda ve iyilik halimizde öylesine büyük bir önemi var ki, doğru nefes almanın...

Transformal Nefes Terapisi, kişide fiziksel, zihinsel ve duygusal bütünlük sağlayan ve sistemde önemli düzeyde iyileşme gerçekleştiren ve kişinin ruhsal yapısını güçlendiren güçlü bir tekniktir.

Transformal Nefes Tekniği;
*Fiziksel enerjimizin artması ile sürekli canlılık ve sağlık hali,
*Bilinçaltında bulunan tüm olumsuz kayıtların, korkuların, bastırılmış duygular ve travmaların şifalanması,

*Güçlü ve doğal bir kendi kendini iyileştirme süreci,

*Direncin coşkuya, korkunun sevgiye, yargıların kabule dönüştürüldüğü gelişmiş bir kişisel gelişim yolu,

*Akıl ile bedenin doğal bağlantısının onarılması, *

Ruhsal bedenin fiziksel beden ile tam irtibatını sağlama sanatı,

*Farkındalığın artması, anı hissetme ve öz benliğin ifadesi ve daha çok fazlasıdır.

Transformal Nefes’deki nefes sürekli akan bir dalgaya benzer. Ağızdan alınan nefes, karından başlayarak tüm solunum sisteminizi birbirine bağlayarak ve nefes alış-veriş esnasında hiç duraklamadan nefes verildiğinde vücut rahatlar.
Sonra bu süreç hiç ara vermeden tekrarlanır. Bu model, yüksek enerjili bir kapalı devre oluşturur ve bu devrenin içinde dönüşüm süreci doğal olarak meydana gelir.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Mide Asidine Karşı Patates

Çiğ Patatesin suyu mide asidine iyi geliyor, azaltıyor. Patatesi soyup rendeleyip sıkıp suyunu için. Mutlaka Faydasını göreceksiniz.

Daha önce de duymuştum, ama televizyonda izleyince denemeye karar verdim, aşırı şekilde mide asidi oluyor bende. Denedim ve çok memnun kaldım.
Çiğ patatesin suyu, mide asidiyle ilgili şikayetlere iyi geliyormuş. Bir patatesi rendeleyip tülbentin içine koyuyoruz, suyunu iyice sıkıyoruz. Bu suyu, günde iki kere aç karnına içiyoruz, tercihen öğle ve akşam yemeklerinden önce.
Tadı pek güzel değil, ama sağlık için katlanmaya değer bence.

13 Ocak 2010 Çarşamba

Badem: Hem Lezzetli Hem Sağlıklı


En sevilen kuruyemişlerden bademin, sağlığımıza birçok faydası da bulunmaktadır. Badem, kalp ve damar dostu bir yiyecektir, beden ve zihin yorgunluğunu giderici etkisi vardır.

Badem, zengin bir Omega3 kaynağıdır, bu özelliğiyle de, kalp ve damar dostudur.
Kanın pıhtılaşmasını ve damar sertliği sorununu önler, tansiyonu düşürür.
İçerdiği yağlar sayesinde kötü kolesterolü düşürür.

Kardiyovasküler hastalıkların dışında, diyabete karşı da koruyucu etkisi vardır.

Yazının devamı için tıklayınız

28 Aralık 2009 Pazartesi

Başka Dilde Aşk Sinemalarda

İşitme engelli bir gençle çağrı merkezinde çalışan bir genç kızın aşkını anlatan 'Başka Dilde Aşk', 18 Aralık Cuma günü vizyona girdi.

Yönetmenliğini İlksen Başarır'ın yaptığı, senaryosunu İlksen Başarır ile filmin başrol oyuncularından Mert Fırat'ın birlikte yazdıkları 'Başka Dilde Aşk', İşitme engelli bir gençle çağrı merkezinde çalışan bir kızın aşkını konu ediyor.

Filmin başlıca rollerini Mert Fırat, Saadet Işıl Aksoy, Lale Mansur, Emre Karayel paylaşıyor.

İşlediği konu itibariyle daha vizyona girmeden, adından çok söz ettiren film, aynı zamanda Türkiye'de bir ilki gerçekleştiriyor. Başka Dilde Aşk, işitme engelliler için Türkçe altyazılı olarak vizyona girdi.

Film, çeşitli festivallere katıldı ve ödüllerle döndü.

www.kadinsan.net

Şiş Gözler İçin

Sabahları şiş gözlerle uyanmak hepimizin canını sıkar. Siz de, sabah kalktığınızda gözlerinizin etrafında oluşan şişliklerden rahatsız oluyorsanız, şu önerilere kulak verin…

- Alkollü içeceklerden ve fazla tuzdan uzak durun.

- En az 7 saat deliksizce uyuyun. Fakat bunu fazla abartmayın, fazla uyumak da şişlik yapabilir.

- Yatmadan önce göz çevrenize nemlendirici krem yerine jel kullanın. Jelli kremler, göz çevresini rahatlatır ve sıkılaştırır.

- Çiğ patatesi yuvarlak dilimler halinde kesin. Gözlerinizin üzerine birer tane yerleştirip 10 -20 dakika arası bekletin.
- Gözlerdeki şişlikler, salatalalık veya papatya gibi malzemelerle de giderilebilir. Göz kapaklarınızın üzerine papatya çayı poşetleri koyun, 4-5 dakikada gözlerinizdeki şişlikler inecektir.

- Antioksidan içeren kremler de şişlerin inmesine yardımcı olur.

- Bir buzu göz çevrenizde hafif hafif gezdirin.

- Yürüyüş, koşu, aerobik ve bisiklet gibi kardiyovasküler egzersizler yapın.
Bu hareketler, vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlar ve yalnızca göz altlarınız değil, tüm vücudunuzdaki şişliklerin yok olmasına yardımcı olur.

- Şişlikleri makyajla kamufle etmek de bir çözüm yoludur. Teninizin rengindeki kapatıcıyı elmacık kemiklerinize kadar olan geniş bölgeye ince bir katman halinde yayın.
Koyu renk far seçin, koyu gri veya koyu pembe olabilir. Koyu renk bir rimeli, sadece üst kirpiklerinizin en ucuna doğru sürün. Alt göz kapağınızdaki kirpiklere rimel sürmek dikkatleri bu noktaya çekeceğinden, şişlikler ortaya çıkacaktır.

- Şiş gözler, yaşınızla ilişkili de olabilir, bu durumda profesyonel tedavi gerekir. Şişlik yağla ilgiliyse, cerrahi müdahale gerekebilir. Bu çeşit şikayetleriniz varsa, doktorunuzla görüşmelisiniz.

www.kadinsan.net

Siyah Noktalarla Savaşalım

Özellikle yüzümüzdeki siyah noktalar canımızı çok sıkar, güzelliğimizi gölgeler.

Nedir siyah noktalar, neden oluşur, ne yaparsak önüne geçeriz, oluştuktan sonra nasıl yok edebiliriz?

Siyah nokta adıyla bilinen komedon, sık rastlanan bir cilt problemidir, sivilce gibi bunlar da, ciltteki yağ bezeleri nedeniyle oluşur.
Siyah noktaların en önemli nedeni, ciltteki yağ üretiminde meydana gelen artıştır.
Ergenlik dönemindeki hormonal değişimler ve etkiler nedeniyle, yağ bezleri büyür ve yağ üretimi artar. Yağ bezlerinin salgıladığı yağın, cilt gözeneklerinden atılması beklenir ama fazla üretilen bu yağ, gözeneklere ulaşan kanalları yoğunlaşmış yağ kütlesi nedeniyle tıkar.
Tıkanmanın tam olduğu durumlarda komedona rastlanır. Siyah nokta aslında sivilcenin bir başlangıç dönemidir. Her siyah nokta sivilceye dönüşmez ama her sivilce siyah noktanın oluşum evresinden geçer.

Deride bulunan floro bakterileri, yağdan tıkalı olan bu kanal içinde enfeksiyona yol açabilirler. Böylelikle, kırmızı, iri, iltihaplı sivilceler oluşur. Böyle sivilceler iz bırakabilir, iyileştirilmeleri daha zordur. Oral yoldan antibiyotik ve başka sivilce ilaçları alınması gerekebilir. Siyah noktaların sivilceye dönüşmeden uygun şekilde tedavisinin yapılması gerekir.

Cilt tüpüne uygun olmayan kozmetik ürünler, adet kanamalarından 2gün-bir hafta öncesi, terleme, ayrıca bazı kişilerde güneş ışığına sık maruz kalma siyah noktaları fazlasıyla artırır.

Siyah nokta tedavisi aslında basit uygulamalar ile çözüme ulaşabilir. Burada amaç çeşitli nedenlerle tıkanmış olan yağ kanallarını temizleyip açmaktır.

Siyah noktalarla mücadele için birkaç öneri:

- Haftada üç kez ılık bir yüz kompresini yüzünüzde bekletin. Bir çay kaşığı okaliptüs ya da çay ağacı yağını bir kap ılık suya ekleyin ve bir bezi bu suya batırın. Bezle yüzünüze 10- 15 kez kompres yapın.

Haftada birkaç kez, yüzünüzü bir çay bardağı biberiye eklenmiş sıcak suyun buharına tutun.
Biberiye, antiseptik özelliğe sahip olduğu için, ciltteki, iltihapları önler.

Başka bir tarif de şudur:
Bir kase yoğurda, bir limonun suyunu karıştırın. Gözlerinize gelmemesine dikkat ederek, bu karışımı yüzünüze yayın. 15 dakika bekledikten sonra yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi temizler, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besleyip, yağ miktarını dengeler. Bu maske, haftada bir kez uygulanmalıdır.

www.kadinsan.net